Tokat Kültürü ve Tarihi Yerleri – Gezilecek Yerler

Karadeniz’i Sivas ve Kayseri üzerinden İç Anadolu,  Akdeniz ve Güney Doğu Anadolu bölgelerine; Doğu Anadolu’yu Erzincan, Reşadiye, Niksar, Erbaa üzerinden, İstanbul’a bağlayan karayolları Tokat’tan geçmektedir. Ülkenin her yerinden Tokat’a ulaşmak mümkündür.

Tokat merkeze demiryolu ulaşımı yoktur.  Beraber, Samsun’u Sivas’a ve diğer Anadolu illerine bağlayan demiryolu Artova,  Zile ve Turhal ilçelerinden geçer.

Tokat – Turhal karayolunun 17. km. ‘sinde yer alan Tokat havaalanından İstanbul – Ankara bağlantılı günlük, tarifeli uçak seferi mevcuttur.

Tokat Yaylaları

Topçam Yaylası

Tokat’a 15 km. mesafedeki bu yayla 1600 m. yüksekliktedir. Çam kokan havası ve yemyeşil görüntüsü etkilemektedir.

Selemen Yaylası

Reşadiye-Ordu sınırı arasında tarihi özelliği olan bir yayladır. 1514 yılında Çaldıran seferine çıkan Yavuz Sultan Selim ordusu ile birlikte bu bölgede konaklamıştır ve bir Cuma namazını bu yaylada kılmıştır. O günden bugüne kadar ilkbahardan itibaren ilk kar düşene kadar her Cuma günü bu yaylada geleneksel yayla pazarı kurulmaktadır. Ordu, Tokat,  Samsun, Giresun, Sivas illerine bağlı bölgedeki ilçe insanları ürünlerini bu pazarda satmakta ve ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

Batmantaş Yaylası

Tokat merkezine 48 km. uzaklıkta ve en yüksek tepesi 1850 m. olan bu yaylanın etekleri ormanlarla üst kısımları ise otlaklarla kaplıdır.

Dumanlı Yaylası

Tokat şehir merkezine 70 km. uzaklıkta ve 2870 m. yükseklikteki bu yaylanın bir bölümü Sivas sınırları içerisindedir. Üzerinde tabii barınakları ve özellikle Suluova denilen bölgedeki dinlenme alanları ile kamp yapmak isteyenlerin ilgisini çekmektedir.

Boğalı Yaylası

Tokat ve Erbaa arasındadır yer almaktadır. Tokat’a 50 km. uzaklıkta 1900 m. yüksekliktedir. Sakarat dağındaki otlaktan yöre halkı yararlanmaktadır. Ayrıca, Girlevik, Gümerek, Ceğet, Çam içi ve Kızılcaören Yaylaları da ildeki önemli yaylalar arasındadır.

Tokat Kaplıcaları

 

Reşadiye Kaplıcası

Ortalama sıcaklığı 40-41°C’dir. Romatizma, felçli hastalıklar ve kireçlenme gibi hastalıklara karşı tedavi edici bir özelliği vardır. Kaplıca son derece modern motel, yıkanma havuzları ve tesislere sahiptir. Kasabanın bitişiğindeki kaplıca belediye tarafından yaptırılan motel ile bütünleşmiştir. Motel ile 20 adet banyolu oda bulunmaktadır.

 

Sulusaray Kaplıcası

Sebastapolis antik kenti içerisindeki Nice polis harabeleri arasında kaynayan Sulusaray Kaplıcası ilde ve bölgede en önemli olanıdır. Kaplıca suyu 55 °c.dir. Minarelerine göre tuzlu, sülfatlı-hafif acı su olarak isimlendirilmiştir. Sulusaray Kaplıcası şu an romatizmal hastalıklardan rahatsız olanlara şifa vermektedir.1962 yılından sonra modern tesislere kavuşmuş ve yıldan yıla ilaveler yapılmak suretiyle genişletilmiştir. Bugün iki oteli olan kaplıca; sekiz kabine sahip, özel banyolu, erkekler ve kadınlar için ayrı ayrı birer adet umumi havuzlu yıkanma yerleri olan hamamı, lokanta ve gazinosu ve 20 adet motelle hizmet vermektedir.

Niksar Ayvaz Suyu

Niksar’a 2 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Membaa suyu 0.5 sertlik derecesine sahiptir. Safra Kesesi ve böbrek taşına yüksek tansiyon ve damar sertliği hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.

 

Pervane Hamamı

Kitabesi kayıp olan bu büyük hamam, Tokat kent merkezindeki 13. yüzyıl Selçuklu yapılarındandır. Pervane Darüşşifası’nı yaptıran Muineddin Pervane tarafından 1277 yılında yaptırılmış olduğu tahmin edilmektedir. Hamam, bugünkü toprak seviyesinin birkaç metre altında kalmış olduğundan batı yönünden bakıldığında cephe duvarları basık durumdadır.

Kadın ve erkek kısımlarını ayıran mimar, hamamı simetrik olarak planlamıştır. Kesme taşlardan yapılmıştır. 1951 yılında Belediye tarafından yaptırılan restorasyonda orijinal özelliklerini yitirmiştir.

 

Sultan Hamamı

Kent merkezindeki kitabesi olmayan bu hamamın yapılış tarihi bilinmemektedir. Ancak bazı malzemeleri mimari üslup bakımından Pervane Hamamına benzemektedir.

Paşa Hamamı

İvaz Paşa Mahallesi’nde, Paşa Han’ın hemen üzerindeki dört yol ağzındadır. II. Murat zamanında Yörgüç Paşa tarafından 1437 yılında yaptırılmıştır. Moloz taşlarla yapılmış hamam, 1948 yılında restore edilmiş olup günümüzde de işletilmektedir.

Ali Paşa Hamamı

1572 yılında Ali Paşa tarafından yaptırılan hamam Ali Paşa Camii’nin vakfiyelerindendir. Kadın ve erkek kısımları ayrı olan simetrik yapının, soyunma yeri kare, yıkanma yeri haç planlıdır. Karşılıklı dört eyvanı kubbeli ve beşik tonozlu olan yıkanma yerinin köşe halvetleri basık ve kubbelidir. Kesme taştan yapılmış olan mekân üzerinde sekizgen kasnak üzerine oturtulan büyük kubbeleri 1966 yılında kurşunla kaplanmıştır.

Çay Hamamı

Tek kubbeli, tek bölümlü olan hamam uzun yıllar depo olarak kullanılmıştır. Belediye tarafından 1956 yılında onarılmış olup, halen işletilmektedir.

 

Kervansaraylar, Hanlar ve Medreseler

PAŞA HAN

Tokat kent merkezinde, İvaz Paşa Mahallesi’nde, Sulu Sokak’ın sonundadır. 1. Sultan Mahmut zamanında Mehmet Paşa tarafından 1752 yılında yaptırılmıştır. Paşa Hanın kesme taştan yapılmış güzel bir portalı ve çevresi sağır duvarlarla kapalı bir avlusu vardır. Avlu içinde bugün hiç bir yapı izi kalmamıştır. Güney yönündeki orijinal servis kapısı yerinde korunmakta olup, portalın orijinal kapısı sökülmüştür. Portalin üst kısmının sağ ve solunda, zincirle ağaçlara bağlanmış iki hayvan rölyefi dikkat çekmektedir.

SULU HAN

Tokat kent merkezinde Sulu Sokakta, Bedesten yanında yer alan hanın kitabesi olmadığından yapılış tarihi bilinmemektedir. 1930 yılına kadar cezaevi olarak kullanılan han 1957 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiş olup, halen Belediye tarafından aşevi olarak kullanılmaktadır. Kuzey – güney yönünde dikdörtgen planlı ve iki katlı olan hanın orijinal özellikleri restorasyonu esnasında bozulmuştur.

TAŞHAN

Türkiye’nin en güzel beş hanından biri olan Taşhan, Anadolu’daki en büyük şehir hanlarındandır. Gaziosmanpaşa Bulvarı üzerindedir. 1626 – 1632 yılları arasında inşa edilmiş bir Osmanlı eseridir.

Dikdörtgen planlı, açık avlulu, iki katlı bir yapıdır. içeride dış dükkanların bulunduğu kuzey ve doğu yönünde revaksız iş yerleri, güney ve batı yönünde ise önünde revak bulunan dükkanlar yer almaktadır. Giriş koridorunun sonunda sağdan ve soldan ikinci kata çıkılmaktadır. İkinci katta bütün odalar revaka açılmaktadır. Girişin üstünde kubbeli bir mekan vardır ve bu mekan konsollar üzerine dışarı taşmaktadır. Odalarda dışa açılan birer pencere, bir ocak ve niş bulunmaktadır. İçte 76 dışta 27 toplam 103 mekan vardır. Anadolu’daki en büyük şehir hanlarındandır.

DEVECİLER HANI

Takyeciler Camii’nin güneyinde, Yağıbasan Medresesi’nin batısında yer alır. Kitabesi bulunmamaktadır.Mimari planlaması ve yapı malzemesine göre XVI. yy. Osmanlı şehir hanlarıyla benzerlik göstermesi nedeniyle XVI. yy.’da inşa edildiği tahmin edilmektedir. iki katlı revaklı avlusu olan han, kesme taş, moloz taş ve tuğladan yapılmıştır. Doğu tarafında kapalı bölümü yer almaktadır.

Tek kişilik konaklama imkanı sağlayan özel odaları ile günümüzdeki modern otelcilik anlayışının ilk uygulamasının yapıldığı han olması bakımından önem arz eder.

MAHPERİ HATUN KERVANSARAYI

Pazar ilçesinde bulunan kervansaray, 1238 yılında I. Alaattin Keykubat’ın eşi Mahperi Hatun tarafından yaptırılmıştır. Tamamen kesme taşlardan inşa edilmiş olan yapının çevresi 16 adet takviye kulesiyle güçlendirilmiştir. Çeşitli motiflerle bezenmiş görkemli portalinden içeri girildiğinde avlunun iki yanında revaklar göze çarpmaktadır. Tek nefli olan kapalı bölümünün sade bir portali vardır.

BEDESTEN VE ARASTA

Sulu Sokakta, Takyeciler Camii’nin doğusundadır. Evliya Çelebi’nin “Sultan Çarşısı kadar güzel bir çarşıdır. Halep ve Bursa Çarşıları gibi gayet tertip üzere kurulmuştur” dediği bedestenleri İstanbul Kapalı Çarşı’nın bedesten bölümünü anımsatmaktadır. Tuğladan örülmüş tonozlar üzerinde on bir kubbenin yer aldığı bu Osmanlı ticaret merkezinin yapıldığı tarih belli değildir. 15. veya 16. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Bedestenin güney ve kuzey yönlerinde karşılıklı birer kapısı vardır. İnce harçla örülmüş kolon ve tonozlarındaki ustalık son derece ileri düzeyde olan bedesten görülmeye değer bir mimari eserdir. Bedestenin doğu ve batı bitişiğine birer arasta ilave edilerek önemli bir yapı grubu oluşturulmuştur.

GÖK MEDRESE

Gaziosmanpaşa Bulvarında Taşhan yakınında uzun yıllar müze olarak kullanılmış bu tarihi  anıt Selçuklu eserlerinden birisidir. Kitabesi konulmayan yapı XIII.yy’da (1277) Muineddin Pervane Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Anadolu Selçuklu mimari ve sanatının en belirgin özelliklerini taşımaktadır.

Gök Medrese 2 katlı 2 eyvanlı, ortası açık avlulu ve revaklı plan tipinde olup taş, çini ve altın süslemeler bulundurmaktadır. İki renkli taş kullanılarak inşa edilmiş taç kapıda geometrik ve bitkisel bezemeli bordürlerden oluşan bir süsleme programı uygulanmıştır. Çini süsleme, avlu cephesinde yer almaktadır. Ana eyvan duvarları ve üst kat revaklarının kemer içleri patlıcan moru, lacivert ve firuze renkli çinilerle geometrik ve bitkisel bezemelerle süslenmiştir. Ana eyvan ayrıca, zemini kıvrık dallardan oluşan çini Ayet’el-Kürsi bordürü ile çevrilidir. Osmanlılar zamanında XVIII. yy’a kadar medrese, Bimarhane ve bir odası türbe olarak kullanılan yapı, daha sonraları şifahane ve göçmen barınağı olarak kullanılmıştır. Halk arasında “Gök Medrese”, “Pervane Medresesi”, “Kırk Kızlar Medresesi”, “Darüşşifa”, “Bimarhane Tekkesi” olarak da adlandırılmıştır.

 

YAĞIBASAN MEDRESELERİ

Anadolu’nun ilk medreselerinden olan Niksar ve Tokat Yağıbasan Medreseleri 12. yy. ortalarında yapılmışlardır. Kapalı avlulu olan medreseler plan bakımından da birbirine çok benzemektedir. Yalnız Tokat Yağıbasan 3 eyvanlı, Niksar örneği ise 2 eyvanlıdır. Moloztaş malzemeyle yapılmışlardır. Tokat, Sulusokak mevkiindeki medresenin 1247 tarihli onarım kitabesi Müzede olup, Nizameddin Yağıbasan tarafından yaptırıldığı yazılıdır. Nizameddin Yağıbasan, Danişmendlilerin Sivas kolunun 3. hükümdarıdır.

Kazanılan bir zaferin peşinden doğduğu için babası tarafından “Düşman Basan” anlamına gelen Yağıbasan ismi verilmiştir.

Bazı kaynaklarda yapılış tarihi olarak 552/1157 tarihi verilen Niksar Yağıbasan Medresesi, Niksar Kalesi üzerindedir. Bugün oldukça harap durumdadır.

HATUNİYE CAMİİ MEDRESESİ

Tokat il merkezi Meydan Mahallesi’nde yer alan yapı; cami, medrese ve imaretten oluşan külliyenin parçasıdır. 1485 yılında Sultan II. Bayezid tarafından annesi Gülbahar Hatun için inşa ettirilmiş cami ile arasında kot farkı bulunmasından dolayı imaret, camiden daha önce inşa edilmiş olmalıdır.

Tokat’tan Hatıra ne alınır? Ve Yöresel lezzetler

Osmanlı döneminde saray ve sultanların yazma ve ipekli dokumalarını karşılayan Tokat, günümüzde de Tokat yazmalarının pek çok çeşidinin satıldığı yazmacılar çarşısında, tarihi Taşhan’da bakır ürünleri, antikalar, folklorik bebek, Tokat’a özgü bahçe fenerleri, ahşap oyma ve seramik çeşitleri ziyaretçilerini beklemektedir. Ayrıca yöresel tatlarımıza ait köme, pestil, pekmez, marmelat, çemen, bez sucuk, pastırma, Tokat yaprağı ve Tokat’a özgü benzeri ürünleri bulabilirsiniz.

Ballıca Mağarası

Doğanın gizemli gücünün en büyük örneği olan Ballıca Mağarası, Pazar ilçesinden Akdağ’ın doruğuna kıvrım kıvrım uzanan yolun8. km.’sinde yer almaktadır. 680 metre boyu, 94 metre yüksekliği, mağara içindeki sarkıt, dikit, sütun, duvar ve örgü damlataşları, Mağara gülleri ve iğneleri, damlataş havuzları ve soğan sarkıtlarıyla dünyanın oluşum yönünden en zengin ve en güzel mağaralarından biri kabul edilen Ballıca Mağarası, gezenleri büyülemektedir. Hele mağaranın ziyarete kapalı yerlerinin gezilen yerlerinden daha fazla olduğunu görenlerin şaşkınlığı bir inanılmazlığın ifadesi olmaktadır. Yaz kış mağara içerisindeki sıcaklığın 18-19  derece olması da insanı hayrete düşüren bir başka olaydır. 1080 metre rakım yükseklikteki mağara girişi yanında Valiliğimizce yaptırılan tamamen doğaya uyum içerisindeki ahşap kafeterya ve dinlenme tesislerinde yayık ayranla çökelekli yemek mutluluğun ta kendisidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir